İstanbul Türkiye’de Buprenorfin/Nalokson İdame Tedavisinde Mevcut Durum

Yazar/lar:

DOI: 10.15805/addicta.2014.1.2.026

Yıl: 2014 Cilt: 1 Sayı: 2

Öz

Her ne kadar Türkiye’de opioid kötüye kullanım oranları Kuzey Amerika’dakinden ve Avrupa’dakinden daha düşük olsa da, opioid kötüye kullanımı Türkiye’de gittikçe artan bir halk sağlığı sorunudur. Bunun nedeni hem eroin kullanımının hem de reçeteli opioid kullanımının artmasıdır. Opioid İdame Tedavisi (OİT) opioid bağımlılığı kaynaklı ölümlerin, HIV bulaşıcılığının, suçun ve diğer uyuşturucu kullanımının azaltılmasında etkilidir. Buprenorfin (BUP) idamesi opioid bağımlılığının tedavisinde etkili olmakla birlikte BUP’un kötüye kullanımı ve bağımlılığı ile ilgili sorunlar bu tedavinin kabul edilebilirliğini ve yaygınlığını sınırlayabilir. 2009’un sonuna kadar Türkiye’de en sık uygulanan tedavi seçeneği yoksunluk odaklı belirtilere yönelik tedaviydi. Metadon, tek başına buprenorfin veya buprenorphine ile nalokson (BN) kombinasyonu gibi agonist tedaviler mevcut değildi. Nisan 2010 itibarıyla BN Sağlık Bakanlığı tarafından opioid bağımlılığı tedavisi için detoksifikasyon veya idame amaçlı onaylanmıştır. Ancak BN reçetesinin yazılması madde bağımlılığı tedavisi için devlet onaylı özel bir kliniği olan hastanelerle sınırlandırılmıştır. 13 milyon nüfusu aşan İstanbul’da sadece 2 merkez BN idame tedavisi programı uygulamaktadır. 2010 yılının başında İstanbul Alkol Madde Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) yalnızca kliniğe yatırılan hastalara BN tedavisi uygulamaya başladı. AMATEM 2011 yılının başında kılavuz yayımlamış ve BN OİT’nin ayaktan tedavide kullanılabilir hâle getirerek uygulamayı genişletmiştir. Bu süre boyunca BN OİT uygulamasını değerlendirmek için çalışmalar yürütülmüştür.

Anahtar Kelimeler
Opioid idame tedavisi, Buprenorfin, Hasar azaltma, İstanbul, Amaç dışı kullanım, Dürtüsellik

Bu makalenin şu dil(ler)de de çevirisi mevcuttur: İngilizce (English)